23 Şubat 2013 Cumartesi

orospu kırmızı

Bugün bir fotoğraf gördüm Rıfkı. Kırmızısı az bir fotoğraf. Bir fotoğrafa bu kadar üzüleceğimi düşünmemiştim uzun zaman sonra. Benim çektiklerime benzemiyor elbet. Ben anı fotoğrafları çekmem zaten, biliyorsun. Babaannem yazmıştı bir vakitler anı defterime...Anı değil, hatıra demişti tabi o. "Hatıralar birbirlerini sevenler için boş ve manasız bir şeydir." diyordu canımın sultanı babaannem.

Sana babaannemi anlatıp kafanı skmeyeceğim Rıfkı. Bugün bir fotoğraf gördüm. Üzülmemek için elimden geleni yaptım ama üzüldüm. Çünkü insan üzülüyor. Yıllara inat bir fotoğrafa bakıp yumruk yemişe dönebiliyor. Kadınların bu kadar öngörülü olabileceğine şaşırıyor, içinden "hasktir" deyip  sonra gülmeye devam edebiliyor. Kolunda çok yakışıklı bir adamla gülerek yoluna devam edebiliyor. O yakışıklı adama da bir şey çaktırmamak için Oscarlık performans sergilebiliyor ama, ah bu amalar Rıfkı!

Hani benim çok sevdiğim biri vardı hayatımda...Hani evlenecektim. Hani "aşk varsa odur", "Ben onu yaşadım!" diyordum.Hani sen bana çemkiriyordun, "Onu unutamadın!" diye. Hani ilk zamanlar yazdıklarımı kıskanıyordun, bütün bunlar ona mı diye...Ah Rıfkı ah! Nereden nereye gelmişiz. Gördüğüm fotoğraf ona ait. Yanında ilişkimiz boyunca kıskançlık krizlerine girmeme yol açan, her davranışından kıllandığım bir sarışın...Dost meclisleri, rakı sofraları... O yüksek doz alkolle samimilik artışları. Sarhoş olmadan aşk yaşayamamaklar...Aşkı şişelere sığdırmaklar...Bildiğim şeyler işte Rıfkı. Onunla da öyle bir yerde tanışmıştık çünkü.Tek fark, ben masanın solundaydım. O sarışın sağında. Bir Fransız Devrimini içimde yaşatıyorum ben her daim Rıfkı, yine sol taraftayım...

Kızın tırnaklarındaki kırmızı ojelere takıldı gözüm Rıfkı. Onun kırmızı ojeden nefret ettiğini düşündüm. O sevmiyor diye yıllarca hiç mi hiç sürmediğimi... "Orospu kırmızı" nın halbuki bana ne kadar yakıştığını. Hayatımdaki bütün kırmızıları yok ettiğini... Kırmızı rengin yerine hayatıma soktuğu grileri, karaları, siliklikleri, soluklukları... Üzerimdeki kırmızılı pijamalara, şu an tırnaklarımda olan kırmızı ojelerime baktım uzun uzun. İçim cızzz etti Rıfkı. Nicedir duymadığım o sesi yine duydum. İçime yarım şişe kadar Jack döktüm sonra. Birkaç sigara yaktım. Tutuşacağımı sandım. Tam alev almaya başlamıştı ki içim, gözyaşları bu defa bir halta  yaradı. İnce bir cızırtı çıkartarak cııız ettirdi her şeyi. Islak kültablasına sigarayı söndürünce çıkan sesten daha fazlası değildi içimdeki cızzın sesi.

Sonra kıtırtılı bir makas sesiyle o fotoğrafı oymak istedim  Rıfkı.Sessizliği bir makasla kesmek istedim. Fotoğrafı kırmızıya boyamak istedim. Kendi kafamı koymak istedim oraya. Mutlu olacak mıydım, sanmıyorum. Yakıştıramadım kendimi aslında. Onca güzel şeylerden, güzel insanlardan, kahkahalardan, sonra ben o fotoğrafta olmak istemedim.

Ben bu yazıyı kırmızılar silinmesin diye yazdım...

Kalbim...
Kırmızı...


6 yorum:

  1. Sıkılmadan okudum :) Üzülme seni ve kırmızıyı seven çok insan olacaktır daha.

    YanıtlaSil
  2. Kırmızı oje:)bloğunuzu takibe aldım.banada beklerim.

    YanıtlaSil
  3. insana en çok o koyuyor! onun hoşuna gitmez diye yapmadığın şeyleri sonra yanındaki o aptal hatunda görüveriyosun
    sakince sigaranı yakıyorsun kafanı başka tarafa çeviriyorsun ve devam ediyorsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inanası gelmiyo di mi insanın manik? ne bilim, sen o kadar k.çını yırtmışsın afedersin, sırf onun için keriz gibi, hıyar gibi fedakarlık etmişsin... o başını çevirme hali çok koyuyor bana:/

      Sil
  4. ben seni okumaya bayılıyorummm

    YanıtlaSil
  5. Umay girmiş içine :) kırmızı iyidir..

    YanıtlaSil